16 Aralık 2010 Perşembe

Cin olmadan adam çarpma.

Bazı insanlar vardır ki, ayrıcalıklı doğarlar. En uç örnek olarak krallık ile yönetilen yada sembolik olarak kraliyet ailesinin varolduğu ülkelerdeki asil aileleri örnek alalım. Bu ailelerde doğan bebekler doğduğu anda çoğumuzdan farklı bir hayata başlarlar. Doğumlarında ülkenin en ünlü doktorları yer alır. Yetiştirilmelerinde kendi dillerini mükemmel bir şekilde öğrenmekle kalmaz, yabancı bakıcılar ve dil eğitimleri sayesinde o yüzyılda revaşta olan bir kaç dilide öğrenerek büyürler. Çocukluk çağları eğitilmek ve elit hobiler edinmekle geçer. Piyano,keman,bale,polo ve bunun gibi dünyada bir avuç insanın başarabildiği şeylere ilgi duymak zorunda kalır,öğrenir ve başarılı olurlar.

Hiç musluk açmazlar mesela ellerini yıkamak istedikleri zaman. Yanlarında her zaman yardım alacakları birileri vardır. Onların yerine yardımcıları,hizmetçileri musluk açarlar. Her taraflarından asalet akar. Yatarken bile resmi kıyafetler giyerler. Rüya bile görmezler bu insanlar. Hayal güçleri sıfırdır ve ihtiyaçları da yoktur zaten. Dünya üzerinde büyük bir çoğunluğun böyle bir hayatı hayal ettiğini düşünürsek, ne için hayal kurabilirler ki? Oyun oynayarak geçirmezler çocukluk çağlarını.Yaşıtlarıyla kitap, klasik müzik,politika hakkında tartışır, üstün gözükmeye çalışırlar. Hepiniz asilsiniz, soylusunuz işte, daha ne kadar üstün olabilirsiniz ki ?

Bazıları çok kibardır, bu konuda ustalardır, konuştukları zaman insanın içine işler ve bunu samimiyetle yaparlar. Bazıları vardır ki insan ilişkileri konusunda kendisini geliştirmiş, çocukluğunu insanlarla oyun oynayarak geçirmiştir elinde herhangibir oyuncak olmadığı için. Şantaj,kandırma,yönlendirme,aşağılama  gibi bugünlerde etik olarak hoş karşılanmayan birçok insani oyunu çok iyi oynarlar. Bu tip asillerin dışları asil içleri rezildir. Kendilerini insanlarla oynayabilecek kadar yüce görürler en başında. Burada küçüklükleri başlar ve özellikleri saydıkça büyümeye devam eder.

Neyse ben hiç gerçek anlamda asil tanımadım ve tabiki buraya kadar yazdıklarımın hepsi sallamasyon. Ama mecazi anlamda çok asil insanlarda gördüm,tanıdım hayatta ve onlardan birşeyler öğrendim, öğrenmeye çalıştım. Etik olgusu hayatımızda olmassa olmazlardan. Benim amacıma bu uygun deyip “savaşta herşey mübahtır” felsefesinin arkasına sığınmak hoşuma gitmiyor ve bu olmamalı hayatımızda. Böyle olan insanları da olabildiğince uzak tutmaya çalışıyorum hayatımdan. Eğer anlattığım gibi soylu bir aileden gelmiyorsan yani bu işi kıvırabilecek kadar profesyonel değilsen bu insan oyunu işinde, yapma. Tamam kötü bişi ama bunu iyi yapabileceksen yap bari. Açıkcası ve özetle “Cin olmadan adam çarpma”.

Hikayenin tamamı hayal ürünüdür. Kimse üstüne alınmasın.

5 yorum:

  1. Savaşı bilemem ama aşkta her şey mübah.

    YanıtlaSil
  2. çok teşekkür ederim o zaman=))chuck

    yaza yaza daha iyi anlatmayı öğrenicem Şidde=) Teşekkür ederim

    YanıtlaSil
  3. aşkta herşey mübah görüldüğünden, yıpratıyor zaten aşıklar birbirlerini. Etik herşeye dahil olmalı..

    YanıtlaSil